301. Madde Nedir? Kaldırılsınmı, Kalsınmı?

MilletMeclisi.com çok konuşulan ve tartışılan bir konuyu gündeme getiriyor ve sizin oyunuza, yorumunuza sunuyor. Önce sürekli gündemde olan 301.maddenin ne olduğuna bakalım.

Türk Ceza Kanunu Madde 301

“Türklüğü, Cumhuriyeti veya Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılayan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini, Devletin yargı organlarını, askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Türklüğü aşağılamanın yabancı bir ülkede bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.
Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.”

görüldüğü gibi bu maddeyi; savcıların, hangi söz veya eylemin eleştiri kapsamında olduğunu, hangilerinin aşağılama anlamını taşıdığını belirleyerek, söz konusu maddeye göre dava açması kriz haline getirebiliyor. Yani eleştiri sınırı savcının dünya görüşüne ceza ise hakimin insiyatifine kalmış.

301. maddeye karşı olanlar; 301. Maddenin ifade özgürlüğüne doğrudan bir tehdit oluşturduğuna inanmaktadır. İfade özgürlüğü Uluslararası medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesinin 19. Maddesi ve Avrupa İnsan Hak ve Temel Özgürlüklerinin Korunması Sözleşmesinin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi) 10. Maddesiyle koruma altına alınmıştır. Türkiye bu iki Sözleşmeye de taraftır ve bu nedenle bu özgürlüğün kullanılması ve korunması yönünde yasal yükümlülüğü vardır şeklinde görüş beyan etmekteler.

Bu maddeden yargılanan kişilere gelince;

Orhan Pamuk uluslararası üne sahip olan ve Kar ve Benim Adım Kırmızı gibi kitapları birçok dile çevrilen ve Nobel ödülü sahibi yazar. 5 Şubat 2005 tarihinde Tages Anzeiger adlı bir İsviçre gazetesine verdiği röportaj sırasındaki bazı açıklamaları nedeniyle hakkında 301. Maddeden dava açıldı. Röportajda Orhan Pamuk, “30 bin Kürt ve bir milyon Ermeninin öldürüldüğünü” söylemişti, “Neredeyse hiç kimsenin bundan söz etmeye cesaret edemediğini, ancak kendisinin söylediğini”; bu nedenle nefret edildiğini belirtmişti. Orhan Pamuk un Avrupa dada çok popüler olması ve Nobel ödülü alması ve Avrupa dan gelen baskılarla Pamuk ceza almadı. Orhan Pamuk un Nobel ödülü almasında söylediği bu sözlerin de payı olduğu pekçok kişi tarafından tartışılıyor. Hatta bu sözleri söylemeseydi Nobelide alamazdı görüşü kuvvetle savunuluyor.

Hrant Dink;  Herhalde bu maddenin en kötü mağduru diyebiliriz. 17  yaşındaki Ogün Samast tarafından öldürülen İstanbul’da Ermenice yayınlanan Agos gazetesinin yazarı ve yazı işleri müdürü. Ermeni kimliğiyle ilgili yazdığı bir yazıda “Türklüğe hakaret ettiği” gerekçesiyle Şişli Asliye Hukuk Mahkemesinin 7 Ekim 2005 tarihinde verdiği 6 ay hapis cezası ertelendi. Davaya bakan savcının iddiasına göre, Hrant Dink makalesini Türk ulusal kimliğini aşağılamak amacıyla yazmıştı.  Ayrıca, başka bir nedenle hakkında 301. Maddeden açılan bir başka dava bulunuyor (aşağıda). Mahkeme cezayı gazetecinin daha önce sabıkası olmaması nedeniyle, aynı suçu bir kez daha tekrarlamaması koşuluyla tehir etti. Hrant Dink hala temyiz kararını beklerken öldürüldü.

Elif Şafak; Yazar, kitabında kullandığı ifadeleri, savcılar Türklüğe hakaret içerikli buldular ve dava açtılar, Avrupa dan gelen siyasi baskılarla dava düştü. 

Şehmus Ülek Mazlum Der Başkan Yardımcısı. 14 Aralık 2004 tarihinde Mazlum Der Urfa Şubesinin düzenlediği “Küresel Güvenlik, Terör ve İnsan Hakları, Çokkültürlülük, Azınlıklar ve İnsan Hakları” başlıklı konferansta yaptıkları konuşmalar nedeniyle, Şanlıurfa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi O ve Hrant Dink aleyhine eski TCK’nın 159.Maddesinden (yeni TCK 301. Maddesi) açtığı dava 28 Nisan 2005’te görülmeye başlandı. Şehmus Ülek konuşmasında Türkiye Cumhuriyetinin ulus-devlet kurma projesinin özellikle ülkenin güneydoğusunu etkilediğinden; Hrant Dink ise Türk kimliğine dair resmi görüşle ilgili kişisel algılamasından söz etmişti.

Ragıp Zarakolu; yayıncı, Mayıs 2005’te Beyoğlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde yayıncı  aleyhine, Dara Zakayan’ın kitabının Türkçe çevirisini (Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları: Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi; İstanbul: Belge 2005) basmaktan dolayı açılan dava görülmeye başlandı. Ragıp Zarakolu, “Türklüğü ve güvenlik güçlerini aşağıladığı” gerekçesiyle TCK’nın 159. Maddesinden, ardından da TCY 301. Maddeden yargılanıyor. Aleyhinde bir başka dava da George Jerjian’ın yazdığı kitabın Türkçesini (Gerçek Bizi Özgür Kılacak; İstanbul: Belge 2004) bastığı için açıldı. Bu dava da “devlet ve cumhuriyete hakaretten” TCK 159 (daha sonra 301’e çevrildi) uyarınca ve “Atatürk’ün hatırasına hakaret” nedeniyle de 5816 nolu yasa uyarınca açıldı.

Fatih Taş, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi ve Aram Yayınevinin sahibi. Amerikalı bir akademisyen olan John Tirman’ın yazdığı kitabın Savaş Ganimetleri: Amerikan Silah Ticaretinin İnsan Bedeli (İstanbul: Aram, 2005) Türkçesini yayınladığı için halen 301. Maddeden yargılanıyor. İddiaya göre kitapta yer alan haritada Türkiye’nin büyük bir bölümü aslında Kürt olduğu ve Türk ordusunun 1980ler ve 90larda ülkenin güneydoğusunda birçok insan hakkı ihlali işlediğini iddia ediyor. Fatih Taş kitapta daha önce Türkiye Büyük Millet Meclisi ya da medyada tartışılmadık hiçbir şeyin yer almadığını ve Türkiye’yi ve Türklüğü aşağılamadığını öne sürüyor. Bildirildiğine göre savcı kitaptaki her “hakaret”in ayrı bir suçlama olarak ele alınması ve yargılanmasını ve Fatih Taş’a 10 yıl 6 ay hapis cezası verilmesini istiyor.  Kitapta yer alan başka açıklamalar nedeniyle de Fatih Taş hakkında Atatürk’e alenen hakareti yasaklayan 5816. Maddenin 1/1 ve 2. maddelerinden dava açıldı.

Murat Pabuç malulen emekli bir teğmen. Türk ordusunda görev yaptığı sırada Ağustos 1999 depremine ve ardından yaşandığı iddia ettiği kurumsal yolsuzluklara tanık oldu. Askeri görevleriyle ilgili yaşadığı düş kırıklığı ve askerlerin sıradan insanlardan yabancılaştığını düşünerek emirlere itaat etmemeye başladı. Sonunda psikiyatrik tedavi görmeye başladı. Haziran 2005’te Boyalı Bank Nöbetini Terk Etmek adlı kitabını yayınladı. Orduda yaşadıklarını ancak böyle ifade edebildiğine inanıyor. Sonuç olarak “orduyu alenen aşağıladığı” gerekçesiyle 301.Maddeden yargılanıyor.

Birol Duru gazeteci. Güvenlik güçlerinin Bingöl ve Tunceli’de ormanları yaktığına dair İHD’nin yaptığı açıklamayı Dicle Haber Ajansı’nda yayınladığı için 17 Kasım 2005’te 301.Madde uyarınca “güvenlik güçlerini aşağılama” ile suçlandı. İHD Bingöl Şubesi başkanı Rıdvan Kızgın da basın açıklamasının içeriği nedeniyle bir başka yasayı ihlal etmekle suçlanıyor. Rıdvan Kızgın aleyhine 2001’den beri 47 dava açıldı. UAÖ Türkiye ve Avrasya’daki insan hakları savunucularıyla ilgili yürüttüğü kampanya bağlamında Kızgın’la ilgili bir web eylemi yürütmekte

 Şimdi size soruyoruz: 301. madde kalsınmı, tamamen mi kaldırılsın yoksa içeriği mi değiştirilsin. Anketimize katılın

301. Madde konusunda ne yapılmalı?
Sonuclar

siteye aşağıdaki linkten sizde üye olup blog / görüş yazabilirsiniz

http://milletmeclisi.com/wp205tr/wp-register.php

Diğer Anketler

DTP Kapatılsınmı

Üniversitelerde türbana izin verilsinmi

Türkiyede en çok taraftarı olan takım hangisi

Popülerlik: 23% [?]

Şimdiye kadar 14 yorum var. »

  1. Bu tartışma, konunun derinliğinin anlaşılamamsına sebep oluyor bence.Ülkesini,milletini seven niye kurumlarına küfür etsin aşağılasın.Bunu, sevmeyenler yapıyorsa neden sevmediklerini öğrenelim.Yüzleşecek çok saklı gizlimiz var sanırım.

  2. 301.maddenin düşünce özgürlüğü bahane edilerek kaldırılmasına karşıyım. Hani millet ve devlet vardırki kendisine özgürlük başlığı altında harekete izin versin. Bahane hazır düşünce özgürlüğü..Hatta 4.fıkrası kaldırılıp, düzenlenmeli.

  3. Vatanın bütünlüğü,insanların hakları devlet kuralları ile sağlanmalı,üç beş çetenin kuralları ile değil.Devlet kuralları hainliğe geçit vermezken,vatandaşının düşünce özgürlüğünü güvence altına almalı.Adaletin terazisi hassastır,hainlere geçit vermeyip,insanların fikirlerini ezmemelidir.

  4. Turkiyede yasayan Turk olan ve vatanina milletine canindan bagli olan bir kimse niye bu dunyanin fani ganimetleri icin vatanini kotulesin veya kufretsin.bu alcakligi ancak o.pamuk gibi sahsiyetsizler yapar.vatanina milletine bayragina kufretmek nezaman ifade ozgurlugu oldu..avrupada bile boyle bir mantik yokken icerdeki satilmis ab hayranlari ve meclistek terorist dtp liler rahatca kufretsin diye bu madde KESINLIKLE KALDIRILAMAZ.vatanini seven vekiller bu konuda akepe ye tam markaj uygulamali ve bu madde aynen kalmali…

  5. neden her başa gecen bi madde deiştirme geregi duyuyor anlamadım ben …allahtan deiştirilemeyecek ilk 3 madde var yoksa A’dan Z’ye bütün maddeler deişicekmiş…

  6. 301. MADDE DEĞİŞTİRİLMEMELİDİR; AYNEN KALMALIDIR. BEN VATANIMI SEVİYORUM, TÜRK OLDUĞUM İÇİN GURUR DUYUYORUM BU NEDENLE HİÇ BİR SIKINTIM YOK.
    AB BU MADDENİN DEĞİŞTİRİLMESİNİ NEDEN İSRARLA İSTİYOR ACABA? İYİ BİR DÜŞÜNMEK GEREK.

  7. 301′e bir fıkra daha eklenmeli.

    Fıkra (5) Ermeni soykırımı yapılmıştır diyen kişi veya Ermeni Diasporasının propaganda kitaplarını Türkçe’ye çeviren, yayınlayan ve satan en az 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Yabancı bir ülkede bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte iki oranında artırılır. Ayrıca basılmış kitaplar oranında para cezası verilir.

  8. 301 ben bir yazar olmama rağmen Kesinlikle Kaldırılmamalı
    Kimse, Türkiye Cumhuriyeti Devletine Hakeret edemez
    ayrıca Teröre af gündemde her şeyi 301 bağlıyorlar düşünce özgürlüğü vs adı altında pek çok furya dönüyor milleti uyandırmak lazım.

  9. Türkiyede ve Almanyada yöneticilik yapmış, 1987 den beri yurtdışında yaşayan Istanbullu bir akademisyen olarak Türkiyedeki yozlaşmayı üzülerek izliyorum. Araştırmacı yazarından, millervekiline kadar kımse yaptığını hakkı ıle bilmiyor. Avrupanın Türkiyeye tek taraflı dayattıkları bır koloniye ancak kabul ettirilebilir. Avrupa Birliği üysi ülkeleri bazılarında
    bizden çok daha sert veaya antidemokratik kanunlar hatta ırkcı sayılacak kanun maddeleri
    mevcuttur. Mele TCK 301 ıse ışte sız misal: Avusturya ceza kanununun halen yürülükte olan maddeleri:
    Madde No: 242, 248, 276 ve 317. İsteyen açsın okusun. Üstelık burada söz konusu olan bizdeki gibi
    hakaret değil daha hafif bir tabir olan aşağılamak. Ayrıca 317′ci madde Avusturyanın yalnız kendini değil dost saydığı ülkeleri aşağılamayı da ceyalandırıyor. Eğer biz 301 i kaldıracaksak lütfen
    onlar da kaldısınlar. Bız bu kadar onursuz olmak zorunda değiliz.

  10. bizim ülkemizde hiç bir şey düşünüldüğü gibi olmadığı için kesinlikle ben eleştiriyordum diyerek yerin dibine sokanlar olacaktır.değiştirilsin ama inşallah suyunu çıkartmazlar…

  11. Eğer Türkiyede eşitlik var diyorsanız,Türkiyede herkes eşittir diyorsanız türbanı için şimdiye kadar Üniversiteye alınmayanların hakkını siz mi vereceksiniz.
    Bence laiklik kelımesının anlamını bilmiyor bu sahte laikler.
    LAİKLİK:din ve devlet işlerini birbirinden ayırmaksa
    Devlet kurumlarında niye dine karışıyorsunuz?milletin başörtüsüne nıye dil uzatıyorsunuz?bu laikliğe karşı çıkıp laikliği hiçe saymak değilmidir.
    Ey sahte laikçiler bunu hiçbir zaman unutmayın kı en temiz gençlik vatanına ve milletine en iyi sahip çıkan gençlık imanlı gençlerdır.
    Kurtuluş savaşında vatanın her yerınde vatanını kurtarma pahasına Allah Allah nidalarıyla ölume meydan okuyanlar yine imanlı gençlerdı.Siz sözde çağdaş ve Laik lerın dedelerı Osmanlı son zamanlarında ki savaşlarında cephelerde can cekişirken;onlar ise savaşmayıp meyhane köşelerınde bardak tokuşturmakla uğraşıyorlardı.Bu vatan hainliğinin en alası değilde nedir.
    İMANLI OLANLAR HİÇBİR ZAMAN DEVLETINE ZARAR VERMEZLER.VE SENINGIBI ZARARLI KİŞİLERDEN DE KORUMASINI BİLİRLER.
    Ey sahte laikçiler sizler Akrep gibi son çırpınışlarınızı yaşıyorsunuz akıbetınız bellı zızın bu memleketın kanını daha fazla emmeye fırsatınız olmayacak.

  12. feyzi düşüncelerine katılmıyorum çıkıp biri televizyonda bas bas bağırıyor “bizim önceliğimiz din” böyle düşünen birinin vatana hayırlı biri olması beklenebilir mi peki önceliği din olan bir insan vatan ve milleti kaçıncı planda görüyor çok merak ediyorum vatan ve milletimiz olmadan biz bir hiçiz türbana gelelim bu benim başıma gelen birşey babamla birlikte devlet hastanesine gittik babam çok kötüydü acile gittiğimizde türbanlı bir bayan bizi içeri çağırdı o da beni tedavi edeceğini sanmış hasta olan babam deyince kadın dışarı çıktıondan sonra erkek doktor girdi içeri çok merak acaba çok çok önemli birşey olsaydı o türbanlı doktor yine mi öyle yapacaktı o günden sonra iyice düşündüm atatürkün vatanı emanet ettiği gençler bunlar mı (HİÇ SANMIYORUM)

  13. sadece buraya yazmayın mhp nin yaptıgı yanlışı mail atın insanları cahil bırakmayın acıklayın herşeyi

  14. Maddenin ne anlam taşıdığını tam olarak bilmeyen insanlar olduğunu düşünüyorum. Bildikleri halde kaldırılmasını arzu edenlerin Türklüğünden, vatan severliğinden kesinlikle şühpe edilmesi gerekir. Maddede “Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.” diyede belirtildiği halde, kimler eleştiriden daha fazlasını yapmak istiyorsa benim vatanımdan, benim toprağımdan s…. olup gitsinler. Kimki bu maddenin kaldırılmasını istiyorsa kanında bir bozukluk vardır, gitsin dna desti yaptırsın babası ingiliz, fransız, yunan, italyan olabilir. (SESSİZ KALMAYALIM - BU VATAN BİZİM VE ÖYLE KALACAK)

Yorum yapın

Yorum yazmak için buraya tıklayarak üye olmalı ve giriş yapmalısınız .